SANATSAL ÇERÇEVEYE HOŞGELDİNİZ...
 
   
  BİLİYOR MUSUNUZ?
 

 

İlk Fotoğraf Makinasını Kim Buldu...

İlk fotograf, Joseph Nicephore Niepce'in penceresinden görünüm, 1827

965-1038 Karanlık Kutuyu (Camera Obscura) ilk kullanan, ortaçağda güneştutulması sırasında güneş ışınlarını incelemek isteyen zamanının ünlü optik bilgini Basralı el-Hasan'dır.  

   
 
FOTOĞRAFÇILIK ÇEKİM ve TÜRLERİ

 


İNSAN ve PORTRE FOTOGRAFÇILIĞI 

“Portre” kelimesi, fotografın bulunuşundan yüzyıllarca öncesinden beri kullanılmaktaydı. Latin kökenli bir kelime olan portre, “ışığa getirme” anlamı taşır. Birçok ressam ve heykeltıraş, modellerini uygun bir ışık altında gözlemleyerek benzerlerini yaratmaya çalıştılar ve eserlerini portre çalışması olarak nitelendirdiler. “Fotograf”ın kelime anlamı ise, “ışık ile çizmek” tir. Bu nedenle, portre tanımı fotografın doğasına kolayca uyum sağlayarak yerleşmiştir. Fotografın bulunuşuyla, ilk başlarda, çekilen portreler, kamera önünde oturtulmuş bir insanın yalnızca fotograf yoluyla belgelenmesi amacını taşıyordu. Modelin kişiliği ile ilgili herhangi bir özelliğin ortaya çıkarılması için hiçbir çaba gösterilmiyordu. Bunun nedeni, fotografın ilk yıllarındaki kimyasal araştırmalarının ve emülsiyon teknolojisinin yetersiz oluşudur. Uzun poz süreleri boyunca kaskatı biçimde oturmak zorunda olan bir modelden herhangi bir ifade ya da jest beklemek anlamsızdı. Teknolojinin gelişmesiyle, yavaş yavaş modelin kişiliği önem kazanmış, çeşitli arayışlar ve yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Her fotografçı için insan yüzünün derin bir gizi vardır. Bakışların, ifadenin, ışığın belirlediği bir gizi… Portre çekimi ile fotografçı; doğal bakışları, çarpıcı ifadeleriyle insan yüzünün sırrını yansıtmaya çalışır. Kişinin güzelliği ya da çirkinliği söz konusu değildir. Her şeyden önce insanların bir kişiliği vardır ve çekilen fotograf bu kişiliği ortaya koyabiliyorsa başarılı bir portre fotografıdır.

Portre; fotografı çekilen kişinin kişiliğini, karakterini, duygularını, iç dünyasını ortaya koymalıdır. Fotografı çekilen kişinin güzelliği ya da çirkinliği söz konusu değildir. Önemli olan portrenin kişinin iç dünyasını yansıtabilmesidir. Eğer çektiğimiz portre fotografı da bu kişiliği ortaya çıkarmayı başarıyorsa fotograf başarılıdır... Portre fotografçılığı, karmaşık kişiliğe sahip iki insanın /fotografçı ve model) arasındaki çift taraflı etkileşim olarak düşünülebilir. Portre fotografçısı, stüdyoda veya dış ortamda olsun, çekim süresince  modeli ile belli bir duygusal iletişim yaratabilmeli, dikkatli bir denge kurabilmelidir. Modelin kişiliğini en iyi ortaya koyabilecek ifadeyi yakalayabilmek için sabırla ve titizlikle çalışmalı, işine yoğunlaşmalıdır.

Bu atölyede teorik dersler, çekim çalışmaları ve fotograf değerlendirmeleri ile portre fotografçılığının ipuçlarını öğreneceksiniz.

 

 

 

 

 

 

 

MAKRO / DETAY FOTOGRAFÇILIĞI ÖZEL DÖNEM

Makro fotograf olarak isimlendirilen yakın çekimler, fotografçılıkta en sevilen ve yaygın türlerden biridir. Tanıtım fotografçılarından doğa fotografçılarına kadar herkesin kullandığı bu tekniğin etkileyici özelliği gözle görülemeyen ya da zor seçilen ayrıntıların kolay görülebilecek şekilde büyülterek yeniden sunulmasıdır. Bu yakın çekim ile büyültülerek girilen, bizlerin çıplak gözle göremediğimiz başka bir dünya “küçüklerin dünyası”dır. 

En çok ilgi duyulan böcekler, çiçekler başta olmak üzere bu dünyaya ait her şey yakın çekimin konusudur. Makro fotografın temelinde, istenilen görüntü büyüklüğünün uygun alan derinliği ile elde edilmesinde seçilen tekniğin, diğer yardımcı etkenlerle birlikte disiplinli bir şekilde uygulanması vardır.

 

STÜDYO FOTOGRAFÇILIĞI  / PORTRE FOTOGRAFLARI

Stüdyo fotografçılığı sürekli hayatımızda olan bir dal. Her gün karşılaştığımız reklam fotografları, afişler, billboardlar, posterler bu çalışmanın sonuçları olarak hayatımızda yer alıyor. 
Stüdyo fotografçılığında teknik bilginin yanı sıra estetik kurgu, anlatım, karşılaşılan sorunların çözülmesi gibi konulara da hakim olmak gerekir.
Yenilenen Stüdyo Fotografçılığı Atölyemizde ALENGİRHANE ile ortak bir çalışm yapıyoruz ve çalışmaların büyük bölümünü stüdyoda gerçekleştiriyoruz. Ayrıca tüm katılımcılar 5 saat stüdyo kullanımı hakkı da içeren ALENGİRLİKART sahibi olacaklar.


DİJİTAL KARANLIK ODA

Çektiğim fotografları nasıl "daha güzel" hale getirebilirim, sonradan düzelteceksem çekerken nelere dikkat etmeliyim, hangi programlar ile fotograflarımı düzenleyebilir, arşivleyebilirim gibi dijital fotograf makine kullanıcısını çok yakından ilgilendiren soruların cevabını bu seminer programında bulabileceksiniz ... Ayrıca bu atölyenin amacıı ister dijital kamera ile çekilmiş isterse filmden taranmış olsun, fotografların bilgisayar yardımı ile kolayca düzeltilmesini sağlamaktır.

NOT : Dersler dijital projeksiyon ile anlatılacaktır. Katılımcıların diz üstü bilgisayarları ile seminere katılmaları tavsiye edilir.

 

PANORAMİK FOTOGRAF ATÖLYESİ


Son yıllarda oldukça gözde bir çalışma alanı olan PANORAMİK FOTOGRAF,  klasik fotograf anlayışı dışında bir disiplin gerektiriyor. Gerek çekimden önce, gerekse çekim sırasında farklı hazırlıklar ve çalışmalara ihtiyaç duyulan bu alanda özellikle çekimden sonra gerçekleştirilen işlemler hazırladığınız fotografın kalitesinde etkili oluyor.

Panoramik Gözle İstanbul Sergisi ve gösterisi ile farklı panoramik fotografların (180, 360, polar, dikey vb) önemli uygulayıcılarından bir olan Hamdi KARADENİZ danışmanlığında düzenlediğimiz atölye programı ile bu yeni çalışma alanının ipuçlarını öğreneceksiniz.

 

SEYAHAT FOTOGRAFÇILIĞI


Gezmek, günümüz insanının yaşamında önemli bir yer tutuyor. Uzun ya da kısa yolculuklar, sadece modern zamanlara özgü bir etkinlik değil, eski çağlardan beri "gezmek", "gitmek" hep önemini korumuş. Hangi nedenle olursa olsun, merak, dinlenme, tanık olma, bilme, keşfetme, macera, para kazanma ya da sadece gitmek, yollarda olmak için gitmek...
Çeşitli amaçlarla geziler yapan “seyyahların” gezdikleri yerlerin tasvirlerini yaparken, yazılı ya da sözlü anlatımın yetersiz kalması nedeniyle yanlarında ressamlarla yolculuk yaptıkları biliniyor. Fotografın icadı ile en açıklayıcı ve en inandırıcı delil olarak fotografın kullanılması belgesel fotografçılığın ve gezi fotografçılığının ilk örneklerini oluşturmaktadır.
Bu atölye programında yaptığımız seyahatlerden etkili fotograflar ile dönmenin ve bu fotograflardan doğru seçkiler hazırlayıp sunmanın yolları üzerine konuşacağız. Her ders özel olarak hazırlanan sunumları inceleyecek, gösteriler izleyecek, çekilen fotografları değerlendireceğiz.

 

FOTOGRAF AKŞAMLARI

Gece, ışık bakımından en zayıf ortamdır. Bu nedenle fotograf çekimi zor, ancak sonuç fotograflar etkileyicidir. Örneğin sokak lambaları, vitrin ışıkları ya da ay ışığının yarattığı manzaralar ilginç olanaklar sunar.  Bazı durumlarda flaş kullanmak da fotografa ilginç etkiler katabilir.  Güneş battıktan sonraki birkaç saat gece fotografçılığı için en uygun zamandır. Bu zamanı geçirirseniz gökyüzü gereğinden fazla kararıp can sıkıcı bir fon oluşturabilir. Ayrıca tam kararan gökyüzüyle konu çok kontrast olur. Işıklı yerler patlar, ışıksız yerler ise simsiyah olur. Bunun için güneşin hemen batımından sonraki mavi saati iyi değerlendirmelidir.

İstanbul, özellikle yaz akşamlarında Kadıköy sahilinden izlemeye doyum olmayan günbatımı  silueti ile görsel imaj açısından dünyanın ilk 10 şehrinden biri. Bu atölye çalışmasında İstanbul'un önemli fotografik noktalarında gece çekimleri gerçekleştirilecek...



Yaz mevsimi uzun günler nedeniyle fotograf çalışmak için daha fazla olanak verir. Akşamüzeri yumuşayan ışık, uzayan gölgelerle konu üzerindeki detayları ortaya çıkarır, fotograflara derinlik duygusu katar. Günbatımı için de belki de en uygun çalışma koşulları bu mevsimde oluşur.

FOTOGRAF AKŞAMLARI Programında katılımcılar danışman eşliğinde İstanbul'un görsel olarak en güçlü noktalarında çekimler gerçekleştirecekler. Bu çalışmalarda katılımcılar çekimden önce danışman ile buluşacak, çekim tarzı ve çekim planı üzerinde tartışacak ve ardından çekimleri gerçekleştirecekler.

Atölyenin amacı katılımcıların bir yandan fotograf pratiklerini arttırmalarını, bir yandan da fotograf arşivlerini geliştirmelerini sağlamaktır.

 

STÜDYO FOTOGRAFÇILIĞI  / STILL LIFE  FOTOGRAFLAR


Stüdyo fotografçılığı sürekli hayatımızda olan bir dal. Her gün karşılaştığımız reklam fotografları, afişler, billboardlar, posterler bu çalışmanın sonuçları olarak hayatımızda yer alıyor. 

Stüdyo fotografçılığında teknik bilginin yanı sıra estetik kurgu, anlatım, karşılaşılan sorunların çözülmesi gibi konulara da hakim olmak gerekir.

Yenilenen Stüdyo Fotografçılığı Atölyemizde stüdyoya dönüştürülen sınıfımızda katılımcılar stüdyo fotografçılığının temel bilgilerini aldıktan sonra, flaş sistemleri, still life masası, ürün çadırı gibi ekipmanın kullanımını uygulamalı olarak öğrenebilecekler. İki gün boyunca yapılacak çekimlerde farklı özellikteki ürünler üzerinde çalışılacak.

 

BELGESEL FOTOGRAFA GİRİŞ

Belgesel Fotografçılığı, diğer fotograf disiplinlerinden ayıran nokta, belgesel fotografçının "sıradan olandan etkilenmesi" ve bu sıradanlığı "biçimsel olarak güçlü bir şekle sokabilmesidir. Belgesel Fotografçı şahit olduğunu durumu göstermek peşinde değil, "ANLATMAK" peşindedir ve unutulmaması gerekir ki her "anlatım" kişiseldir.

Göz önünde olanı  farklı  yorumlama peşinde olan Belgesel Fotografçı,  konuyu çekimden önce gözlemlemek, "tek" fotograf yerine, fikrini, duygularını  anlatan en az on fotograflık “seri”ler oluşturma gibi belirgin farklarla da, diğer fotografçılardan da ayrılır…

Atölye konuları :
* Kişisel gözlem, yöntem, görsel hafızanın geliştirilmesi,

* Konulara fotografik bakış,
* Tek fotograftan projelere geçiş,
* Konu seçimi, çekim planı yapma k,
* Kişisel dili geliştirmek,
* Basit fotografik projelerden uzun soluklu projelere dönmek, başlıkları altında sıralanabilir.



Çalışma yöntemimiz; temel bir belgesel disiplinin oluşturulması, basit ödevler ve bol örneklerle başlayıp, yoğun fotografik üretim sürecine geçilmesi şeklinde özetlenebilir.
Atölye sonunda çalışması seçilen bir katılımcı FotoRöportaj.org desteği ile Altan BAL'dan 2 ay daha ücretsiz danışmanlık almaya hak kazanacaktır.

 

SOKAK FOTOGRAFÇILIĞI

Sokak fotografçılığı, günlük yaşamın içinden planlanmamış anların görüntüleri, bu görüntülerin bize anlattıkları ve bu görüntülerin peşi sıra yaşanan maceralar üzerine uygulamalı ve tartışmalı bir atölye ...        



Sokak fotografçısı sınırlı bir zaman içerisinde bir şehrin ruhunu ve kültürünü anlatan kişidir. Sokak fotografçılığı olayları veya belli bir durumu arka arkaya fotograflamak değildir. Sokak fotografçısı evinden çıktığı zaman belli bir iş planı yoktur, onun amacı sadece sokaklardaki yaşamı görüntülemektir. Sokak fotografçısı kompozisyon ve fotografın çekileceği anın kararlaştırılması gibi iki önemli konuda hızlı biçimde karar vererek çalışır. Fotograf üzerinde fotografçının izleyenleri etkilemek istediği özenle ayarlanmış bir görüntü değil, başka insanların davranışları ve duyguları vardır. Sokak fotografçılığı dürüst ve açıktır. Bu tip fotograflar göz aldanmalarına yer vermez, film üzerine düşen ışığı etkileyecek bir değişiklik yoktur ve oluşan görüntü sadece o anı yansıtır.


Sokak fotografçılığı ani yakalanan görüntülerden, hazırlanılmış portrelere kadar olan geniş bir alanı kapsar. “İYİ” sokak fotografçılığı fotografın birçok önemli öğesini çabuk bir şekilde bir araya getirmeye dayanır.

 

FOTOGRAF SEÇMEK - EDITING


Dijital makinelerinin fotograf hayatımıza eklediği neredeyse sınırsız fotograf çekme imkanı,  fotograf seçme eylemini daha da önemli hale getirmiştir. İyi fotograf çekmek kadar, etkili fotografı diğerlerinden ayırabilmek de önemli bir meziyettir.  Zaten fotografın icadından beri bizim , fotografçının çektiği fotografları değil, seçtiği fotografları izleyebildiğimizi hatırlarsak fotograf seçmenin önemi bir kez daha ortaya çıkar. Çekilen fotografların çok küçük bir yüzdesi “görücüye” çıkmaktadır Çünkü “fotografçı”nın en büyük yeteneği  “seçmeyi” bilmesidir. Hayatın içinden “anları” seçmede ve fotografa çevirmede iddialı olan fotografçı,  çektiği fotograflar  arasından seçim yaparken de kendinden emin  olmalı, önce doğru sonra “güzeli” tanıyabilmelidir.  Yalnızca çektiği fotograflar arasından değil  günlük gazete gördüğü fotograflardan fotograf albümlerindeki fotograflara gördüğü her fotografı da yorumlayabilmelidir. Özellikle “ iyi fotograf” denilen bir fotografın neden iyi olduğunu anlayabilmeli hatta  anlatabilmelidir. 



Yalnızca fotografları seçmek yetmez, önemli olan fotografçılığınızı yansıtacak dosyalar  oluşturmaktır. Özellikle uluslararası fotograf değerlendirmelerde tek fotografın hiçbir değeri yoktur.  Fotografçının fotografladığı konuya  yansıtacak bir dosya oluşturmaları gerekmektedir.

 

FOTOGRAF OKUMA
“Geleceğin cahilleri”  “alfabeyi sökemeyenler değil, fotograf çekemeyenler olacak” deniyor.
Ama kendi fotograflarını okuyamayan fotografçıyı da cahil saymak gerekmez mi ?
Walter Benjamin


Özellikle dijitalleştikten sonra, fotografla ilgili bir gerçek  unutuldu : “fotograf  bir durumu,  bir anı bir başkasına göstermek için, birisinin bakması için” gerçekleştirilen bir eylemdir.”

Bu kadar çok fotograf çekilmesi hem fotografçının kendi “fotografları arasından bir seçimi nasıl yapacağı”,  daha çok da  seyircinin “fotografa nasıl bakacağı” sorularını gündeme getirdi...  “Fotograf  Okumak” gibi daha seçkin bir eylem yerine her gün onlarcasınla karşılaştığımız fotografa “bakma” refleksi  daha  ön plana geldi.   



Fotograf Okuma Atölyesi temel olarak “ Karşılaştığımız fotografa nasıl bakacağız?”  üzerine kuruludur. Özellikle Roland Barthes: "bir fotografa bakmak demek, o anda fotografın üstünde olanı değil, çekim anını görmeyi amaçlamaktadır." saptamasının peşinden giderek  her gün yüzlerce kez yaptığımız “fotografa bakmak” eylemini sorgulayıp, bu eylem üzerine bir yöntem önereceğiz. Özellikle  bir fotograf üzerine konuşurken gerekli olan bilgilerle,  biçim ve içeriğe yönelik sezgilerimizi kaynaştırma konusunda  fotograf tarihinin bilinen fotografları üzerine denemeler yapacağız.

 

 

 


 
 
 

Telif Hakkı © Emin KINACI 2010. Tüm Hakları Saklıdır.